Arkadaşım!! Güzel güzel çıkmışım, akşam üstü evime gidiyorum.. Trafikteyiz, karım ile sohbet ediyorum ve sol dikiz aynamın fazla olduğuna karar veren bir minibus şangır şungur dalıyor.. Ayna parçalara ayrılmış.. Minibus o kadar yakınımda ki kapıyı bilem az açılıyor.. Eşim yanımda sinirlenme diyor.. Sinirlenmezmisin? Ha sinirlenmezmisiinnn!! Düşünürken bile sinirleniyorum!!

O kapısı bile azıcık açılan arabadan nasıl inip de minibüsün camlarını yumrukladıysam artık! 10 gün geçti hala parmaklarımın “knock knock” yeri acıyor.. ben inince eşimde arabadan indi tabi.. yağmur yağıyor eşim peşimde şemsiye tutuyor bana, bende minibus şöförü ile kavga halinde bağırıp çağırıyorum..

Bir taksici gelip “Sen acemisin(!?!) çok kaza yapmıyorsun (!?!?!?!?!) heralde bu trafiği kapatma, fotoğrafı çek, sonrada çekin kenara konuşup halledin” dedi. Anaa süpermiş ya hakkaten diyerek cep telefonum ile 3 açılı fotoğraflarını çektim. Taksici de yönlendirmekte hala, yok iki araç görünsün fotoğrafat, plakalar okunsun felan.. Bi yandan içimden minibüsçüye “sen görürsün” diye söyleniyorum, bi yandan fotoğraf çekiyorum..

Neyse diğer trafikteki insanları daha fazla sinirlendirmemek için kenara çektim arabamı, minibüste az ilerde sağa çekip yanıma geldi.. Adam, anlaşalım, eğer kaza tutanak formu var ise dolduralım kimin ne hasarı var ise karşılansın trafik sigortasından diyor. Ben yanaşmıyorum. Polisi çağıralım diye tutturdum. 155 I arayıp haber verdim ve geliyorlar. Minibüs kenara çekmiş durumda, içinde yolcular, ben inat etmiş durumdayım.. Adam bekleyemem diyerek olay yerinden ayrılıp gitti.

Sonrası zaten daha da ilginç, karakola gidip ifade verdim. Polis memuru minibus şöförünün de çağırılacağını ve ifadesinin alınacağını sonrasında da benim aracımı tamir ettirebileceğimi söyledi.  Ben gayet memnun bir şekilde ifademi verip ayrıldım. Ertesi gün belgeleri almak üzere karakola uğradığımda minibus şöförü benim ona çarptığımı ve onun olay yerinden ayrılması için tahrik ettiğim şeklinde ifade vermiş! Iyice delirdim! Polise anlatıyorum böyle olmadı felan diye ama adam ne yapsın ki, dava açılıcakmış.. Savcılık soruşturma yapıcakmış.. üzerine çıkan karara gore ben aracımı tamir ettriebilirmişim.. Ölme eşeğim ölme!

Ben orada minibüsçü ile kavga ederken karım gayet sakin davranıp yola savrulan ayna parçalarını toplamış.. Sonraki gün arabayı servise bıraktığımda, aynanın kırılmadığını, kapağın çıktığını ve çok kolay bir şekidle takıldığını öğrendim.

İki şey öğrendim;

Birincisi; kaza yapınca sakin davranmak gerekiyor, ne kadar günün yorgunluğu olsa da ne kadar şartlar elvermese de sakin olunca her şey düzeliyor. Karım bu kaza durumunu çok iyi yönetti ama sanırım ben bu kadar başarılı olamadım. Bir kaza anını iyi manage edemedim. Alaturka düşünce tarzı bu işte.. Akdenizlilik bu.. Erkeklerin kavga etmesini kadınların da erkeklerinin arkalarından sakin güç olarak devrede olmasını sağlıyor. Bu Italyada da, Yunanistanda da, İspanyada da eminim bu şekildedir. Aklıma hep bu tür resimler geliyor bu ülkeleri düşününce..

İkincisiİ; Bu ülke sahipsiz kardeşim!! Adam hem suçlu hem güçlü şu hale bak!! Adalet nerede!! Ne biçim bir ülkede yaşıyoruz yahu!! Avazım çıktığı kadar bağıracam!! Delirmemek mümkün değil!!


Leave a Comment