Krizi Yönetmek için iyi bir El Kitabı
Hergün onlarca medya kanalından (gazeteler, TV kanalları, dergiler, radyolar, internet…) kriz okuyoruz. Hatta bakın bu sayfada bile okumaya başladık dediğinizi duyar gibiyim.
Oyle olmayacak. Kriz yazmayacak bu sayfada uzun uzun çünkü KRIZ YOK!.
Size, limitleri zihninde yok edene, imkansız yoktur, zor vardır diyene, kendine inanana, güvenene, işini doğru yapana, yaratıcı olana kriz zarar veremez. Varolan bir sistem düşünün. Örneğin otoyol ağları var Türkiye coğrafyası üzerinde. Otomobiller, ticari araçlar bu ağları kullanarak gidecekleri yerlere ulaşıyorlar. Bu yollar tıkanabiliyor, bu rotalar üzerinde problemli lokasyonlar olabiliyor. Asfalt bozuk olabiliyor. Günün bazı saatlerinde yoğunluğa bağlı olarak oralarda sıkışıklıklar yaşanabiliyor. Ama bazende sürücülerin hatalarından yada yol koşullarından kaynaklanan kazalar yaşanabiliyor. Bu durumlarda oraya çıkan kaotik durumu yönetmek için görevliler <KRIZ YONETIMI> yapabiliyorlar, önlemler alıyorlar. Bu önlemler zaman zaman orada yaşanan krizi çok hızlı ve minimum kayıplarla bertaraf edebilirken bazen ise çok uzun süreli kapanmalar ve içinden çıkılması, tahribatın küçük kalması zor durumlar oluşturabiliyor. Sizde rotanızı bu yol üzerinde belirlediyseniz bu krizden etkilenen bireylerden, şirketlerden olabiliyorsunuz. Örneğin bankacılar 2001 krizinde birçok bankadan işten çıkartılarak işsiz kalan binlerce insanın yolculukları. FINANS CADDESI üzerinde olduğundan ve riskli araçların bu yol üzerinde ki kural tanımaz yarışlarından ortaya çıkan büyük bir kazanın sonuçlarından zarar gören insanlardı onlar.
Siz varolan bu yolların dışında kendi ulaşım metodunuzu belirlemiş olsanız bu durumdan zarar görmeden hatta karlı çıkıyor olmak bir alternatif olmaz mıydı? Mesela biraz önceki örnekten hareketle <Finansal Piyasalarda krizden en az etkilenen çalışan olmak!> eğitimi veren bir finansçı olsanız, FINANS CADDESI üzerinde bu kaza yaşandığında aracının üzerine ilk yardım lambasını takıp tıkanıklığı önemsemeden o kazaya müdahele eden ve bu krizden para kazanan bir göreve sahip olmaz mısınız?
Yada yepyeni bir otoyol yaratmak. Nekadar zor geliyor değil mi kulağa. Imkansız geliyor mesela. Kriz dünyada hangi ülkeleri etkiledi? Bizim bugün tüm imkanlarını sonuna kadar kullanırken hiç şikayet etmediğimiz, üzerinden para harcamaya her geçen gün inanmaya başladığımız internetin bize sundukları Dünya’nın herhangi bir ülkesine dokunmamızı engeller mi? (Bu sorunun cevabını hergün 2.4 saat internet başında harcayarak verdiğimizi varsayıyorum) Tabii ki engellemez. Aksine tetikler. Iyileştirir. Kapılarını sonuna kadar açar. Alın size geleneksel otoyollardan uzak, kaza olmadığını bildiğiniz yepyeni bir ulaşım ağı. Açın gözlerinizi, bulun ihtiyacı, inanın bunu yapabileceğinize, dileyin, planlayın ve hayata geçirmeye başlayın. Son yapacağınız şey ise krizde insanlar ağlaşırken keyfini çıkartın yaratıcı olmanın.
KRIZ kelimesinin Türkçesinin FIRSAT olduğunu unutmayın. Toplumun çoğunda kriz olduğu fikri oluşmaya başladığında kriz var demektir. Siz o çoğunluktan olmayın. Siz tüm istatistikler ekonomik göstergelerin aksine bundan çıkış yolunun makro ekonomide değil, mikro ekonomide olduğuna inanın. Bunun için tümden gelim yapmayın, tüme varım yapın.
Aslında yapılması gereken kendimiz için yaşayabileceğimiz tüm durumları düşünüp, riskerini öngörüp ona göre bir aksiyon karışımı hazırlamak ve bir yol çizmek. Yapacağımız en son şey ise hiçbirşey yapmadan içinde bulunduğumuz otoyolların tıkalı olduğundan şikayet etmek ve o otoyola alternatif yollar keşfetme fikrini ciddiye almamak.
Kısa bir muhasebe yapalım;
Birinci alternatifiniz, krizde çok zor günler yaşamak, ekonomik imkansızlıklarla savaşmak, psikolojik olarak tükenmek, kendinize olan güveninizi yitirmek, kötü referanslara sahip olmak ve daha birçok kötülükle yüzyüze gelmek.
Ikinci alternatifiniz ise biran önce okuduklarınızı gerçek manada kabullenmek ve kendinize alternatif bir yol yaratmak. Yorulmak, başarı için karşımıza çıkan bariyerlere mantıklı çözümler üretmek ve bunun için çok çalışmak ama motivasyonumuzu kaybetmemek, kendi yolumuzda mutlu ilerlemek, kendimize güvenimizi hiç kaybetmemek, birşey yapabildiğimize olan inancımızı takdir etmek ve re-aktif olmak yerine pro-aktif olarak bu durumu fırsata çevirmek.
Bence bu yazıyı okuduğunuz platformu takip edecek binlerden, onlar çıkartabilsek 10 yeni otoyol demektir. Bana otoyollarınızın kodlarını gönderin. (D-100 otoyolu gibi.)
Beyninizin içinde 4 harfli 1 kelime eksik yaşamanız dileğiyle.
No Comments Yet